26 Kasım 2016 Cumartesi

Tahinli Çörek

Merhabalar arkadaşlar
Uzun bir aradan sonra Melinga yine karşınızda.. Şu zamana kadar bir çok farklı halimle karşıladım sizi. Yeri geldi çocuk Melinga oldum. Yeri geldi liseli Melinga, aşık Melinga, kırgın Melinga, mutlu veya üzgün Melinga.. Şimdi ise üniversiteli Melinga'yım. Ama gel gelelim yaklaşık 5-6 senedir değişmeyen bir gerçek var ki o da "SAP MELİNGA"dır..
Abi insanlar üniversiteye geçer talipleri alır başını gider bende işler fena halde kesat. Bir Allah'ın kulu, bir erkek cinsi mi ilgi duymaz. Ulan çok mu çirkinim neyim anlamıyorum. Ne kızlar sew yapıyor evleniyorum ben niye böyleyim allasen biri söyleyin bu nedir?
Zaten dönemin başında herkeste olduğu gibi bende de dehşet bir boşluğa düşüş durumu vardı. Ben o kadar sene alıştığım ortam kurduğum canım minnoş lisemden ayrılıp bu bok yuvasına geldim -herkes gibi- depresyonlardan triplerden çıkamadım. En son cugaraya başlayacaktım da neyse atlattık çok şükür.
İlk olarak şunu söylemeliyim ki oda arkadaşlarım mükemmeller. İkisi de İzmir'den geldiği için birine Gevrek birine Çiğdem diyeceğim. Zaten biz İzmirli olmayanların tipik geyiğidir. Hoş, ikisi de İzmirli değil Çiğdem Balıkesirli diğeri Erzincanlı ama olsundu.
Gevrekle aynı okuldayız. Sabahları birlikte gidiyoruz filan. Çiğdem de dert ortağım oldu şimdiden. Geçenlerde İzmirden tahinli çörek getirmişti Allah'ım mükemmel birşeydi. Sabahları okula gitmeden masanın önüne yaslanıp en sevdiğim şarkıyı dinleyip tahinli çörek yerken hayatın anlam ve önemini sorguluyordum. Ta ki tahinli çöreklerin hepsini yiyip bitirene kadar..
İşte o anlardan birinde sizlere uzun zamandır yazmadığımı hatırladım ve yazımı kafamda tasarlamaya başladım. İşte bu yüzden bu yazıya o mükemmel şeyin ismini vermek istiyorum... TAHİNLİ ÇÖREK..
Aslında 4 kişilik odalarda kalıyoruz. Bir de bizden 5 yaş büyük bir ablamız var da onla fazla takılmıyoruz zaten nişanlısı filan var onun. Böyle çiçek gül filan yolluyor sinir oluyorum burada yalnız insanlar var napıyorsun abla sen ya?
Malum İstanbul. Hayat zor falan filan. Aslında hiç istememiştim İstanbul'a gelmek ama kader bizi buraya getirdi ki memnunum şuan bayağı alıştım. Burdan başka bir yerde yapamazmışım gibi gelmeye başladı. Gerçi trafik insanı delirtiyor ama olsun.
Okula gelecek olursak dünya üzerinde en çok yapılaşmış şehirlerden birinde, İstanbul'da, bir dağ bulmuşlar ve o dağın başına üniversite inşa etmişler. Yani çok ayrı bir dünya anlatamıyorum.
Bu sene hazırlık okuyorum ve sınıflarda farklı bölümlerden insanlar filan var.  Lise 5 gibi bir şey yaşıyoruz. Dersler çok yoğun filan. Sınıfta 1 tane gerizekalı kız var Allah'ım çıldırıyorum şımarık salak böyle anlatamam. Geçen gün sınıftan biri bunun sırasında sinek öldürmüş "Sen katilsieeeğğğnn, sıramda şuan bi ceset vaeeğr" diye bağırıyodu mal. Bu olaydan sonra bu kıza sinek demek istiyorum. Hayır yani sınıftaki diğer erkekler de buna yaranmaya çalışıyor anlamıyorum. Salak salak espriler dönüyor filan gram gülmüyorum mimik oynatmıyorum resmen abi çok salaklar. Neyse ki kendi kafama göre birilerini buldum. Şuan sınıfta en samimi olduğum arkadaşım Sem, hem kapalı hem namazlarını kılan imanlı kankim Raki ve sürekli şeker ve sakız alıp insanlara ikram ederek sınıfımızda namı yürüyen Ciklet. İşte böyle 4 kız takılıyoruz.
Okulda fazlasıyla askeri lise mezunu erkek var ve tam anlamıyla kızların gözdesi halindeler. "MİLİTARYLER" Polis kolejinden gelen iki kişi var sınıfımızda. Birisiyle sürekli tarih ve siyaset konuşuyoruz. Dehşet bilgililer. Eski sevgilimle adaş.. Ama kısaca ona Polis diyeceğim çünkü bahsi fazlasıyla geçecek..
Benden bu kadar. Umarım ilerleyen zamanlarda da tekrar görüşürüz. Üniversitede işler yoğun. Elimden geldiğince yazmaya çalışacağım.Mesajlarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.
Melinga sizi seviyor :*