23 Aralık 2012 Pazar

Bir kadının göz yaşlarının akmasına sadece soğan değil, bazen bir hıyar da neden olabilir.


Şu 21 Aralık olayı cidden artık fazla abartılmaya başlanmıştı. Yani en sonunda yeminle ben de inandım. Tabi göt korkusu öyle bir şey ki direk sevap işleme çabalarına falan girdim. Hani "İnanmiyom ama belki kopar lan" gibisinden bi tırsmalar ayağını denk almalar işte. Her yerde 21 Aralık konuşuluyor. Herkes görüşlerini söylüyor. Her "İnanmıyorum" sözünden sonra içim rahatlarken "oldu ki koptu napacaz" sözünden sonra bir korku bir heyecana kapılmalar...
      Yine boş dersin birinde oturmuş Çoban(İphone aldıktan sonra kullanmayı öğrenmesi baya zor olmustu. O yüzden arkadaşlar arasında İphone lu çoban diye dalga geçtiğimiz bir kız arkadaşımız), Ali Rıza ve ben bu konu hakkında konuşuyorduk. Biri diyor 21 Aralık cumaya geliyor; Sıçtık. Biri diyor yok öyle şey olur mu onların mayası bozuk falan. Ben iyice taktım kafaya. Hem korkuyorum. Hem de dalga falan geçiyorum. En sonunda indik üçümüz kantine. Okulun internetine bağlanıp benim telefonumdan araştırmaya başladık. Videolar izledik. Nasa'nın yaptığı açıklamaları okuduk. İçimize su serpildi tabii. Adamlar Dünya'ya çarpacak öyle bir gezegenin bulunmadığını, uydurma olduğunu falan açıklamış.
       En sonunda hepimizin merakla beklediği '21 aralık' geldi çattı. Bütün gün korkuyla beklesem de tabiki de bir şey olmadı. Ve bir efsane daha böylece son bulmuş oldu..
Bu arada buraya Badem konusunda küçük bir sesleniş, bir iç dökme operasyonu yapmak istiyorum;
Lan hıyar! Madem biliyorsun kadınları ağlatan hıyardır neden hıyarlık yapıyorsun çocuk sen? Yani kendine düpedüz 'hıyar' demişin. Hadi diyelim cidden böyle düşünüyorsun. Twitter a böyle şeyler yazıyorsun yazıyorsun  da neden uygulamıyorsun be gülüm! Allah'ın öküzü ben bile şuana kadar sana Hıyar demedim. Yüreğim el vermedi. Sen durdun durdun hıyarlığını ispatladın be. Ya ben ismini saklamak için neden sana Badem demişim ki. Kendin bile hıyar olduğunu kabul ediyorsun. şimdi geçip karşına 'badem gözlüm' desem "badem ne lan?" dersin. Ya kısaca özetlemek gerekirse sen hak etmiyorsun bu ilgiyi, sevgiyi. Sen böyle kibar romantik şeylere alışkın değilsin Hıyarım sana hayvan muamelesi yapmak gerek :*
             Her şey bir yana Badem'i cidden çok özledim. Burnumda tütüyor. Sabahları servis beklerken belki görürüm diye on on beş dakika erken uyanıp hızla evden çıksam da ya çoktan gitmiş oluyor ya da bir kaç saniye içinde gidiyor. Onunla aynı yolda yürümek bile o kadar büyük bir nimetmiş. Bütün bunların değerini ondan uzak kalınca anladım. Biz 8 yıl boyunca her sabah daha güneş yeni doğarken aynı, sessiz, kimsesiz yolda birlikte yürürdük. Ancak bir defa bile konuşmadık birbirimizle. Ne o bana günaydın dedi. Ne de ben ona. Benim cesaretim olmuyordu. Peki ya onun? Onun tek sorunu benimle konuşmak istememesiydi. Bu okula geçtiğimden beri toplam 6 kişi çıkma teklifi etti. Onları geç sarkanlar iltifat edenler var bir sürü. Ben sana aşığım seni çok özlüyorum bütün bu erkeklerin hiç birini istemiyorum. Sadece seni istiyorum. Seni özlüyorum. Bin bıçak var sırtımda Biniyle de adaşsın. Bininin adı da 'Badem' Her biri hayran sana..






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder