22 Aralık 2012 Cumartesi

Badem'siz, Yepyeni Bir Hayata Başladım, Mutluyum

Lise...
okula adımımı atar atmaz bir yabancılık hissi kaplamıştı içimi. Buna karşın etrafta tanıdığım birileri var mı diye deli gibi çevremi süzüyordum. Yoktu işte. Burada, Şekerpancarı'mdan uzak, Mırıl'ımdan uzak, Badem'imden uzak, başka, bambaşka biryerdeydim.
      Aylarca onun için uğraşıp, sınavdan iyi bi not alması için kendimi paraladığım,  Badem'i unutup mutlu olmasını sağladığım Ponpon Bademle dans ettiğimi öğrenince beni tek kalemde silmişti. Onun yüzünden buradaydım. ondan. Badem'den kaçmak istediğim için. Yeni bir hayat, yeni insanlar, yeni arkadaşlar istemiştim. Bir anlık sinirle yaptığım tercih işte beni buraya sürüklemişti. Sadece arkadaşlarımı değil, kendi karakterimi de kaybettiğimi hissediyordum.
      Kafamı kaldırdım. Yeşil çantası, gri yağmurluğu ve tiger ayakkabıları... 'saç modelini değiştirmiş olmalı' dedim kendi kendime. Sonra durdum ve 'Badem?' diye fısıldadım şaşkınlıkla. İleriye doğru birkaç adım attım. O sırada çocuk bana doğru döndü. O Badem değildi. Saçları, kıyafetleri, çantası kesinlikle Badem'inkilere benzemiyordu. Başımı eğip yere baktım ve ayakkabımın ucuyla yerdeki taşı ittirmeye başladım. Gördüğüm ilk erkeği o sanmıştım. Meğer ne kadar da çok özlemiştim onu. Bana mezuniyet balosunda 'görüşürüz' demişti ama görüşememiştik işte. çenem titremeye başlamıştı. Ama hayır ağlamamalıydım. Buradaki insanları hiç tanımıyordum ve onlarım gözünde 'sulu göz' olmak istemiyordum.
    Bu hiç bilmediğim okulda çok yalnızlık çekiyordum. sınıfım olduğu söylenen sıraya geçtim. '9-c' 9 mu? ne zaman? Nasıl? Ben 8-A'dan başka sınıf bilmem. Ben yapamazdım ki burada. Orada sınıfta  tanıştığım bir kaç insanla bir kaç birşeyler konuştuk. Sınıf 28 kişilik, ikili oturanlar bile çok az, lüks, ferah bir sınıftı. Ben hariç herkes gruplar halinde oturmuş, gülüşüp hafta sonu planı yapıyorlardı. Nerede benim 8 yıllık kardeşlerim? Üç kişi oturduğumuz üzeri karalanmış, tahta sıralarımız? Küçük saçma kavgalarımız? Hepsi de elimden kayıp gitmişti işte. Artık geri dönüşü yoktu. İlkokul bitmişti. 8-A bitmişti. artık burada yalnızdım. Hepsinden çook uzakta...
          1 ay bu salak, iğrenç okula gittim. Kabus gibi günler geçirdikten sonra sonunda ait olduğum yere döndüm. Okulumu nakil olarak değiştirerek D.anadolu lisesi'ne geçiş yaptım. Şeker pancarım da D. Anadolu Öğretmen Lisesi'nde ve bu iki okul aynı binadalar. Okulun ilk günü o kadar güzeldi ki. Tanıdığım özlediğim herkes burdaydı. Esra, eda, Şekerpancarı ve diğerleri. İşte bu noktada tek bir kişi eksikti. Badem'den bahsettiğimi sanıyorsunuz değilmi? Hayır o değil. Mırıl'ımı çok özlemiştim. Şekerpancarı'mın yanına gelmişti ama işte herşey tam değildi. Yine de burada en azından onlara yakın olduğuma seviniyordum.
           İlk gün Şekerpancarı'm ve Esra beni arkadaşlarıyla tanıştırdılar. Zaten iki okulda da sadece 9. ve 10. sınıflar var sadece ve Esra 10. sınıf olduğundan dolayı bütün 10. sınıflarla kaynaştım ve ilk günden popüler oldum. 10. sınıflardan tanışıp hemen kanki olduğum birisine 'edward' diyicem çünkü gerçekten alacakaranlıktaki edwar'a benziyo. saçları, gözleri falan. hatta ten rengi de vampirler gibi beyaz. Bu okulu o kadar çok sevmiştim ki hemen ilk günden alışmaya başlamıştım. etrafda bi dolu yakışıklı çocuk vardı ve sevdiğim bütün arkadaşlarım buradaydı. Sınıftakilerle de hemen kaynaştım. Fakat bi tanesini gözüm tutmadı... 'SARINATAŞA' Ya arkadaş bi insan bu kadar mı orospu olabilir. geldiğim günden beri bakıyorum herkese yavşıyo. yankında bana da yavşıycak lan korkuyorum. Sınıfa hangi arkadaşım gelse hemen yakınlık kurmaya çalışıyo. Ya olum o benim arkadaşım bana gelmiş sen ne geliyosun ya orospu! Mesela Edward bizim sınıfa çok geliyor. Bazen de Abdus filan. Ya bu mal benim bu arkadaşlarım ne zaman sınıfa 'BENİM' yanıma gelse anında damlıyor. 'ihimihihimihi ay edward çok komiksin çok gıcıksın ihimihihi' halbuki çocuk onunla dalga geçiyor bu beyinsiz anlamıyor çocuğa vuruyo 'yaağğğ' diye yapmacık, iğrenç, itici bi ses çıkartıyor bir de. Şeytan diyor çak şunun ağzının ortasına. Ya olum o benim arkadaşım  bir rahat bırak istemiyoruz seni siktir git ya.
         Sınıfta ilk günler sadece  Candace ile takılıyordum. Zaten o geçen yıl bizim okulda, Badem'in sınıfındaydı. Sonra Gam, Betül ile, İkkolata ile, Kerim ile çok yakın arkadaş olduk. Benim okula ilk geldiğim hafta bütün hafta boyunca sınıfta bi çocuk eksikti. Herkes yoklama alınırken onun ismi geçtiğinde 'o amerika'ya gitti hocam yea' diyordu. 'lan' dedim. "bu çocuk kesin götü kalkık kendini beğenmiş birşeydir"  İşte ben çocuğu merak ettim. Gam'a falan sordum. Dedim Amerika'ya gidiyosa havalıdır. Bi fotosuna bakim. Gam ismini Facebook'un arama yerine yazdı. "dur" dedim. "ahanda ben bu gerizekalıyı tanıyorum. bu mal bana geçen yıl çıkma teklifi etmişti" İşte konuşuyoruz. Ay o çok salak ay şöyle ay böyle. Ben beklemeye başladım bunun dönmesini. İçimden diyorum ki dönse de bi dalga geçsem. Alper le falan hep arkasından konuşurduk korkağın tekiymiş falan. İşte bi hafta geçti. Pazartesi günü iple çekiyorum. Derse girdik. Bu hala gelmedi. Sonra birinci dersin ortalarına doğru sınıfın kapısından tanımadığpım bi çocuk girdi. Herkes sesleniyo 'vay Amerikalı gelmiş. Oo amerikalı çocuk' falan diye böyle gerizekalı şeyler. Şu salağı iyice bi süzüyim dedim baktım cidden tipten mallık akıyo. İşte böyle bunu görüp merakımı giderdikten sonra boşverdim. Normal takılıyorum. Yanlız okulda bi çocuk var. Arkadaşımın geçen yıl hoşlandığı çocuk. işte ben buna bakıyorum bu çocukta bana bakıyo filan bununla kesişiyoruz. Ama bende bir vicdan amk bir vicdan. Rüyalarıma giriyor işte Ponponla Badem aklıma geliyor. Diyorum ben nasıl bir arkadaşım bu insanlığa bile sığmıyor. İşte ben böyle diye diye bu çocuktan soğudum.
          Diğer yandan bu Amerikalı'ya gıcık kapıyorum Betül'lerle takılmıyorum o var diye. İşte aradan bi kaç hafta geçti bu beni feysten ekledi. Bi de mesaj attı. Böyle konuşmaya başladık. Ben dedim tamam işte dalga geçiyim şununla. Lan Allah Kahretmesin. Bildiğin rezil oldum. Meğer geçen yıl bana çıkma teklifi eden, alperleri kavgaya çağırıp gitmeyen bu mal değilmiş de bunun 'Fake' hesabındaki bi kızmış. Arkadaş nasıl rezil oldum nasıl rezil oldum. Anında kıvırmaya başladım. 'Hıı ay o kız benim de 'Fake' mi açmıştı. Ay salak o neyse neyse kapatalım konuyu nasıl olsa sen değilmişsin ihihi' Böylece bu Amerikalı ile konuşmaya başladık. Arkadaş olduk falan. Şimdi sınıfta en iyi anlaştığım insanlardan birisi. Yani burdan ders çıkarılması gereken şu; İnsanlara asla ön yargıyla yaklaşmayın. Onları tam olarak tanımadan onun hakkında bir görüş belirtmeyin. Amerikalı'yı abaza, kendini beğenmiş ve malın teki sanıyordum fakat hiç de öyle değilmiş. Gerçi hala Malın önde gideni o ayrı.
             Bugünlük benden bu kadar. Umarım siz de ait olduğunuz yerdesinizdir... :)

1 yorum: