Bu gün bloğumun linkini ilk kez Karamel'in kuzeni Süpermen'e attım. Blogumu gördükten sonra o da bir şeyler yazmak adına blog açtı. İlk yazdığı şeyi okudum. Konu ayrılıktan falan açıldı. Ne kadar zor olduğunu konuşuyorduk. "Ayrılık çok zor" dedim "Evet ayrılırken çok koyuyo " dedi. "Üzüldüm senin adına ama birde hiç elde edememek var"
"Ve bunu belki de en iyi ben bilirim"
Bunu belki de en iyi ben bilirim...
İşte bu cümleyi yazdıktan sonra birden ağlamaya başladım. Kendimi o kadar güçsüz ve aciz hissediyordum ki yaptığım her şey, kurduğum bütün hayaller boşa gitmiş gibiydi. Karamel hakkında salakça umutlanmalarım, kendimi BayanCehennem'den daha güzel ve iyi olduğuma ikna etme çabalarım acizlikten başka bir şey değildi sanki.
"Bir şey farkettim." dedim Süpermen'e. "Eğer Karamel benden hoşlansaydı gelip söylerdi."
Süpermen "Hayır o çok utangaç asla böyle şeyleri söyleyemez" dese de ikna olamadım.
Onun şuan BayanCehennem'le çıkması bile yetiyordu.
Karamel... Onu çok seviyorum. Kendimden bile çok. O kadar çok güveniyorum ki ona başkasıyla çıkması buna engel değil. Şu ana kadar kimsede görmediğim kadar güzel bir yüreği var. Onun sadece geçmişin hüsran dolu sayfalarında adı geçsin istemiyorum. O benim geleceğim olsun işte. Hayal kuralım beraber mesela, saçma sapan şeyler yapalım. Hiç paramız olmasın ama beraber olalım. Mutlu olalım...
Şu an bunları yazıyorum, düşünüyorum ama elimden hiç bir şey gelmiyor. Yapabileceğim hiç bir şey yok artık. BayanCehennem'den öndeyim diyorum. Ama değilim Ondan güzel yada iyi olmam bir şeyi değiştirmez. Önemli olan Karamel'in onu sevmesi. İşte bu diğer her şeyi siler atar.
Karamel de Badem gibi olsun istemiyorum. Artık kaybetmek istemiyorum. Ama ne yapacağım hakkında hiç bir fikrim yok.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder