Güneşe dokununca mı mutlu olursunuz siz? Ya da yıldızlara sarılınca? Dediğinize göre işte bu kadar zormuş mutlu olmak...
Yalnızım diyorsunuz, çoğu sefil, aç insandan daha iyi bir haldesiniz. Karnınız doyuyor, sıcak bir yuvanız var dimi? O halde hadi anlatın bana.
Cidden, yalnızlık ve mutluluk kelimelerinden ne anlıyorsunuz?
İlla bir sevgiliniz, bir sürü arkadaşınız ve güzel bir yüzünüz mü olmalı mutlu olmak için? Öncelikle şunu söylemeliyim ki bütün yüzler güzeldir. Hem unutmayın ki bir aileniz var. Bu yetmez mi? Kiminizin parçalanmış, kiminizin hiç görmediği, kiminizin de hep yanında olduğu bir ailesi var. Ama var. Herkesin bir anne babası vardır çünkü. Onlar yanınızda olmasa bile hissedersiniz varlıklarını. Hüzünlerinize ve sevinçlerinize ortak olduklarını...
İnsanoğlu bencildir. Sizi üzerler emin olun. Hiç bir sevgi sonsuz değildir. Mutlaka birisi önce gider. Giden siz olsanız bile yalnız kalırsınız gittiğiniz yerde.
Şimdi açın pencerelerinizi odanızın içine dolsun mutluluk. Siz onu hiç fark etmeseniz de güneş ışığı her sabah başınızın ucunda uyanmanızı bekler.
Sabahları erken kalkın mesela. Güneşi erken karşılayın. Günü uzun yaşayın. Üşenmeyin yaşamaya. Üşenirseniz bulamazsınız mutluluğu.
Eğer yine de çok ısrar ediyorsanız "Dediğim olmadan mutlu olmam ben" diye, çıkın dışarı ve elinizi güneşe uzatın. Siz ona dokunamazsınız belki ama o sizin elinizi okşayabilir bu şekilde.
Ya da gece yatın çimlerin üzerine, açın kollarınızı yıldızları bekleyin. Siz onlara ulaşamasanız da yıldızlar gecenin karanlığında bulutların ardından sessizce kucaklar sizi.
Unutmayın. Her zor problemi çözmek için basit bir yol vardır..
Bırakın yalnız olun, yalnız kalın. Yalnız yaşayın, yalnız ölün. Emin olun çoğu zaman bu daha iyidir. Ancak yalnızken tanıyabilirsiniz kendinizi. Ancak yalnızken üzemez kimse sizi. Yalnızken tam anlamıyla dinlene bilirsiniz. Yalnızken kendinizi dinleyebilirsiniz. Ve biliyor musunuz? Asıl yalnızken mutlu olabilirsiniz...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder