Birilerine ihtiyacım olduğunun farkındayım. Ama sanki yalnızken daha çok kafa dinliyorum. Aslına bakarsanız bu ara kafam çok karışık ve her ikisine de ihtiyacım var. Hem yalnız kalıp bazı kararlar vermeye hem de birilerine içime dökmeye.
Şimdi bunu aç ve dinlerken okumaya devam et..
"Vurmuyor yüzüne eskisi gibi sanki.. Güneşin ısıtmıyor içini"
Karamelden sonra onun yokluğuna alışmak çok zor oldu. Ve hala onun yokluğuna alışmaya çalışıyorum. Okulda hep takıldığı yerlere bakıyorum. O yok. Ve eminim ki onu bir daha göremeyeceğim. Bunu nasıl kabulleneceğim hakkında hiç bir fikrim yok.
"Gelmiyor içinden uzatmak ellerini, ellerin tutamıyor bir kalbi.."
Piyano kursundan çıkmıştım ve mutlu bir şekilde tenis doğru yürüyordum. Hayatıma dair açtığım yeni sayfada -aslında ben aldığım yeni defter diyorum- harika bir gündü bugün. Karamel'i düşünmüyordum. Piyanonun verdiği huzur kafamdan onu silmeye yetmişti.
"Bir kağıt, bir kalem, bir yanmış, bir sönmüş, bir bitmiş sigara.. Hayatın bu."
İyi olduğuma emindim. Mutluydum. Gülümsüyordum. Bütün gün boyunca harika bir alışveriş yapmış, kafamı dağıtmıştım. Elimdekiler çok ağırdı. Poşet elimi kesip canımı acıtsa da umursamıyordum. Tam manasıyla neşem yerindeydi. Derken yolun karşısında el ele tutuşup gülüşerek yürüyen bir çift gördüm. Mutlu bir çift.
"Sökülmüş, atılmış, kırılmış, dökülmüş, hep paramparça. Yolun sonu bu."
Onlardan kafamı çevirdiğimde gözüm biraz yukarıda bir tabelaya çarptı. Bordo renkli üzerinde beyaz yazıları olan küçük bir dükkanın tabelası. Ve o tabelanın üzerinde Karamelin adı yazıyordu.
"Yalnızlık..."
Elimdeki poşetlerin birisi yırtıldı ve içindeki defterler yere döküldü. O defterleri yerden toplamak için eğildiğimde kolumun altına sıkıştırdığım çantam ve diğer defterler de yere düştü.
"Saklandığın o küçük delikte buluyor seni,
Yalnızlık.."
Elimden her şey düşünce birden ben de yere diz çöktüm. Kafamı kaldırıp baktığımda direk karşımda Karamel'in adı. Arkamı biraz dönüp baktığımda mutlu bir çift. Ve dönüp kendime baktığımda önümde bir yığın defter ve bana yardım edecek kimse yok.
"Saklandığın o küçük evinde buluyor seni..
Yalnızlık.."
Birden BayanCehennemSurat ve Karamel geldi gözümün önüne. Onlar mutlulardı. Bense yalnız. Şu defterlerimi toplamama yardım edecek birisi bile yoktu. Ve bulutlar benimle birlikte ağlıyor, teker teker defterlerimin üzerine düşüyorlardı.
"Öldürüyor seni. Öldürüyor beni"
Ve artık geçirdiğim bütün bu günün kendimi avutmak için olduğunu anlamıştım. Yine onu unutamamıştım. Yokluğu yine canımı yakıyordu. O benden çok uzaklarda belki beni bir kere bile hatırlamamışken ben her sabah onun adını sayıklayarak uyanıyordum. Onun gülümseyişini hatırlayarak tebessüm ediyordum. Ve şimdi de bu kadar yalnız, bu kadar kimsesizdim. Sokağın ortasında dakikalarca ağladım. Yoldan gelen geçen insanlar beni umursamazken onları ne umursayacak, ne de ayağa kalkacak gücüm vardı. Yenilmiştim. Bir kere daha yenilmiştim işte.
Yağmur... Vur yüzüme hadi, vur yüzüme.
Hayır, İstemem bir başkasını, Yalnız da ayağa kalkabilirim


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder