Karnımız acıkınca çıktık Burger King de birer menü yedik. Ve tabii ki Ranch Sos eşliğinde. O güzelim sosun içine patatesi batırıp King Chicken hamburger eşliğinde mideye indirip ardından bir yudum şeftalili ice-tea içmek... İşte bunlar hep oruç başıma vurduğundan oluyo bak cidden. Eğer sen de oruçluysan okuma ki biliyorum çoktan okudun. Neyse ya sıkma canını iftara az kaldı...
Yemek de yedikten sonra biraz daha gezip İkko'nun annesiyle buluştuk. Sanırım ona yeni piyano öğretmenim demeliyim. Bana bir müzik defteri hediye etti. Şakalaştık, güldük. Sonra İkko'nun annesi yemek yemeye biz de çarşı da biraz daha gezmeye gittik. İkko'nun kurs saati geldiğinde biz de ikiye ayrıldık. O kursa gitti ben de artık burnumda tüten Kekoliçe'nin yanına..
Ananemler Bolu da iken onların apartmanına girmek tuhaf hissettirmişti. Ama apartmana girerken teyzemin arabasını gördüğümü hatırladım ve ananemin dairesinin kapısını çaldım. Teyzem ve kuzenlerim ananemin çiçeklerini sulamaya gelmişler. Kapıda beni görür görmez esir alarak soru yağmuruna tuttular. Yukarı kattan da Kekoliçe sesleniyor, "Melinga, hey burdayım. Geliyor musun?" gibisinden şeyler söylüyordu. Bir şekilde kuzenlerimin ve teyzemin soru yağmurundan sıyrılarak yukarı çıktım. Kekoliçe'yle sarıldık öpüştük. Gerçekten hepsini de çok özlemişim. Ve sonra içeri geçip yaklaşık 1 saat boyunca lafladık. Konu tabiiki 'Civciv' ve 'Karadeniz' turuydu. Yani konuşmanın ilgi odağı sanırım bendim. He he. İlgi odağı. Sanırım bu kelimeyi sevdim.
Her neyse. Yaklaşık bir saat sonra ordan ayrılıp İkko'yla tekrar buluştum. Annesinin yanına gittik ve eve döndük.
Eve dönünce de üstümü değiştirip Mırıl ile beraber Pancarı'ın evine gittik. Üçümüz oturup uzun uzun sohbet ettik. Üçümüz de farkındaydık. Bir şeyler eskisi gibi gitmiyordu. Bir şeyler yarımdı. Artık üçümüzün arasındaki bağ eskisi gibi kuvvetli değildi. Sanki yıllar sonra bir araya gelmiş eski dostlar gibiydik. Birbirimiz hakkında anılarımızı anlatıyor, gülüyorduk. Ama yine de bir şey farkettim. Birbirimizi herkesten çok daha iyi tanıyorduk. Hatta ailemizden bile. Sanırım yıllar, asırlar geçse bile birbirimizin neye gülüp neye ağlayacağımızı her zaman iyi bileceğiz..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder