Geçmişteki hataların, hayal kırıklıklarının hala zaman zaman peşimi bırakmadığını farkettim. Affettiğimi söyleyip affedemediğim insanlarla defalarca yüzleştiğimi sanıp aslında onlara da kendime de doğruları söyleyemediğimi... Söz konusu 'affetmek' olunca hala aklıma gelen ilk kişi Ponpondu. Onu affedemediğimi hatta ne kadar denesem de affedemeyeceğimi başından beri biliyordum. Ama bu sefer onunla yüzleşmeye çalışmayacaktım. Onu affetmek zorunda değildim. Eğer o bunu düşünmemiş ve bana bir özrü çok görmüşse benim yapabileceğim bir şey yoktu. Benim artık yeni bir hayatım vardı ve bu hayatımı da Ponpon'un saçmalıklarını düşünerek harcayamazdım.
Öte yandan Civciv hakkında tamamen hissiz ve kayıtsız hissediyordum. Benden kilometrelerce uzakta belki de oldukça mutluydu. Bense onu kendiliğinden affetmiş, yeni hayatımı 'mükemmelleştirmekle' meşguldüm. Mutluydum. Pişman ya da hatalı hissetmiyordum. Hayatım tam da olması gerektiği gibi gidiyordu. Ve yeni hayatımı onu düşünerek, onun için üzülerek de geçirmeyecektim.
'yeni hayatımı mükemmelleştirmek...'
Öte yandan Civciv hakkında tamamen hissiz ve kayıtsız hissediyordum. Benden kilometrelerce uzakta belki de oldukça mutluydu. Bense onu kendiliğinden affetmiş, yeni hayatımı 'mükemmelleştirmekle' meşguldüm. Mutluydum. Pişman ya da hatalı hissetmiyordum. Hayatım tam da olması gerektiği gibi gidiyordu. Ve yeni hayatımı onu düşünerek, onun için üzülerek de geçirmeyecektim.
'yeni hayatımı mükemmelleştirmek...'
Piyano, Tenis, Resim, İngilizce ve Yüzme kurslarına yazılmayı düşünüyordum.. Bütün bunları özenle seçmiştim. Tabi ki kafamı dağıtmak ve birşeyler yapıp bir kaç yetenek kazandıkça mutlu olmak için.
Piyano çalmayı küçüklüğümden beri ideal kiloda güzel bir kız olduktan sonraki en büyük hayallerimden biri olarak belirlemiştim.
7. Sınıftan sonra fazlasıyla kilo vermiştim ve gerçekten değişmiş, güzelleşmiştim. Mükemmel dostlar da edindiğime göre mutlu olmamak için hiç bir nedenim yoktu.
Ha bir de küçükken saçlarım kabarık, kısa ve çirkindi. Neredeyse etrafımdaki bütün erkeklerin saçlarımla dalga geçtiğini daha dün gibi hatırlıyorum. Oysa şimdi en başta kuzenim olmak üzere neredeyse hepsi saçlarıma hastaydı. Çevremdeki insanların iltifatlarının verdiği gurur bir yana hala bazı küçüklüğümden kalma özgüven sorunlarım vardı. Mesela küçükken sınıf içinde bir metin okurken ya da topluluk içinde bir şey okurken heyecandan kekelerdim. Bazı sınıf arkadaşlarım benle dalga geçerdi. Hala bazen gözümün önüne bu sahneler geliyor ve heyecanlanıp kekeliyorum.
Ben bu insanlara 8 yıl katlanmıştım. Tam 8 yıl boyunca onların benle alay etmelerine, beni küçük düşürmelerine izin vermiştim. Onlar benim hayallerimi, heveslerimi yıkmışlardı ve bütün hayatımı etkileyecek sorunlara yol açmışlardı.
Bütün bunlara rağmen mezun olurken onlardan ayrılacağım için salak gibi, en çok ben ağlamıştım.
Herneyse... Bütün bunlar gerçekten geride kalmıştı ve ben artık bambaşka biriydim. Adaletsizlikten nefret ediyor ve artık asla başkalarının beni üzmesine izin vermiyordum. Hatta adilikten, eşitsizlikten, hilelerden o kadar çok nefret ediyordum ki bunlarla savaşmayı meslek edinip Avukat olmaya karar vermiştim. Hukuk biliyorsunuz ki birazcık g*t isteyen bir bölüm. Bense pek sıkıya gelebilen birisi değilim. Neyse artık orası Allah Kerim. Sınava daha 3 yıl var sonuçta....
3 yıl demişken şaka maka lise 1 bitti. Çömezlikten çıktık. Gerçi ben hiç çömez olmamıştım. Çoğu arkadaşım, hatta hoşlandığım çocuk bile 10. Sınıflardandı. Yine de zaman çok çabuk geçmişti. Şu 'alan seçme' saçmalığı yüzünden sınıfımız bölünmüş, Candice ve ben eşit ağırlığa, İkkolata, Gam, İsmail abi, Öz, Amerikalı ve diğerleri sayısala gitmişti...
Konunun nerden nereye geldiğini görüyorsunuz.. Bu sefer gerçekten tamamen akışına bıraktım. İster saçmaladığımı düşünün, isten iyi yaptığımı. Sanırım artık böyle olacak. Her şeyi akışına bırakacağım. Ama diğer yandan istediğim şeylerden emin olur vazgeçmeyeceğim. 'Vazgeçtiğin an vazgeçilmez olursun' saçmalıklarına inanmayın. 'Kazandığın tek savaş vazgeçmediğin savaştır' sözüne inanın. Çünkü vazgeçerseniz belki vazgeçilmez olursunuz ama bu pek de bir işe yaramaz..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder