15 Ağustos 2013 Perşembe

Bir Fotoğraf En Başına Kadar Götürdü Beni.. Daha Çok Bağlandığımı Hissediyorum

İyice büyümüş gibi hissediyorum kendimi. Fikirlerim, kararlarım bakış açım daha bir olgunlaşıyor sanki. Yine de içimde bir çocukluk hissi var ve o hep orada kalacak.
Benden hiç beklenmeyecek bir şekilde çok doğru kararlar alıyordum.
Karamel hakkında mesela..
Bayramda hiç bir şey yapmadım ve Mırıl'da Ankara'da olduğu için yalnızlıktan ve işsizlikten sürekli düşünmeye başlamıştım. Karamel'i, Badem'i, kendimi, CehennemSurat'ı, Ponpon'u.. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüm. Her şeyi. En başta Badem'den kesinlikle nefret ediyorum ama onun beni sevdiğini anladım. Zaten Ponpon da Saygın da bir kaç kere ima etmişlerdi ama ben anlamamazlıktan gelmiştim. Yaptığı her şeyin beni kıskandırmaya dair olduğunu gördüm. Ponpon'a bile bu yüzen teklif etmişti. Her şeyin, her yaptığının, her söylediğinin altında bu vardı ama ben bu kadar yıl o şeyi hiç fark edememiştim. Ya da önemsememiştim. "Markete gidiyorum camdan bana bakıp el sallar mısın bana?" dediğini hatırlıyorum. Camdan bakmamıştım bile. Pancar'a "Melinga hala beni seviyor mu?" diye binlerce kez sorması ayrı bir şey zaten. Ki aslında o her şeyi Ponpon'a söyledikleriyle belli etmişti. "Melinga ne kadar da güzel olmuş. Onunla daha iyi tanışmak istiyorum. Okullar açılınca aramızda bir şeyler olabilir"
Ama olmamıştı. İyi ki de olmamıştı. Her ne olursa olsun onun gibi bir insan hayatımı ancak maf ederdi. Beni sevse bile..
Karamel çok başka benim için. Yeri o kadar ayrı ki. Bakıyorum da her şey çok ince bir çizgide gidiyor. Sanki şu ana kadar yaşadığım çoğu şey onu bulmam için olmuş gibi. Bütün yollar ona çıkıyor. Onu öylesine seviyorum ki..
Düşüne düşüne artık kafayı yemek üzereydim. Kararlarım sürekli değişiyordu. Kendime, Karamel'e fena şekilde tiriplenmeye başlamıştım. Her şeye sanırım tam olarak Süpermen ile konuşurken karar vermiştim.
"Karamel CehennemSurat'ı seviyor dimi? Hem de çok seviyor"
Şu cümleleri benim kurduğuma hala inanamıyorum. Ben vazgeçmeyecektim güya. Savaşacaktım. Ve bu sefer zafer benim olacaktı.
"Galiba yenilgiyi kabulleniyorum."
Böyle olmamalıydı ben kendime verdiğim sözlerin hiç birini tutamıyordum.
"Eğer Karamel onu gerçekten seviyorsa bırak, hiç benden söz etme bile ona."
Ne zaman bu hale gelmiştim? Ne zaman bu kararı alabilecek kadar büyümüş, olgunlaşmıştım. Eğer böyle olacaksa büyümek istemiyordum. Karamel'i yine çok sevmek, benimsemek istiyordum. Ama olmuyordu. Onun o kızla sevgili olduğunu düşünmek bile yetiyordu. İçimde ona olan kızgınlık çok büyümüştü. Bir kaç umudum varken ben o umutları elimin tersiyle ittim ve "Yeter artık. Pes ediyorum. Ne olacaksa olsun. Çok yoruldum. Çok." dedim.
Hem Badem'den kalma bazı kırıklıklarım vardı hem de bu olaylar benim çok duygularımla oynamış, beni germişti. İşte o yüzden sonuna yaklaştığımı hissetmeye başlıyordum. Her şey bitmiş gibiydi. Hevesim kaçmıştı. Karamel'e dair hiç bir şey görmek, duymak istemiyordum. Diğer yandan konuşmaya ihtiyacım vardı.
Bu yüzden de Süpermen ve MRS.TRUE ile buluştuk.
Süpermen bana Karamel'in küçüklük fotoğraflarını getirmişti. Fotoğrafları heyecanla elime alıp baktım.
Sapsarı saçları, kahve gözleri, minik burnu, minik kırmızı dudakları.. O kadar tatlı ve masumdu ki. Böyle bi yaratığa nasıl kızar insan? Fotoğrafa bakmaya doyamadım. Yolda yürürken, Cafe de otururken, Mırıl'a olayları anlatırken sürekli baktım o fotoğraflara. Hala daha bakıyorum. Öylesine tatlı ki. İnsan severken öldürür. Yani böyle çocuğum olsa bir an yanımdan ayırmam. Okula bile onunla giderim. Zaten Karameller de 5 kardeşler. Annesine şimdi hak veriyorum. Böyle olucaksa 5 tane de olsun 10 tane de. Can kurban buna. Oy Yarabbim öyle de şirin bakmış ki. Yanaklarını ısır böyle mıncıkla sıkı sıkı sarıl hiç bırakma kucağından. Hiç gitmesin.
İşte bir fotoğraf bütün düşüncelerimi tekrar değiştirmişti. Vazgeçmiyorum lan. Elin şişko, tek kaş CehennemSuratına bırakmam minik civcivimi. Hem kuzeni Süpermen de benim tarafımda. Ayrıca o yamuk burun Vatoz bile sevmiyor o kızı. Yakında Karamel de onlarla aynı fikirde olacak. Onu da ele geçireceğim. Yapıcam olacak. Hissedebiliyorum... Ni hahahahaa



3 yorum:

  1. Ne diyeceğimi bilemiyorum, her zamanki gibi muhteşem bir yazı olmuş :*

    YanıtlaSil
  2. Pes etmek en yanlış karar değildir belki her zaman...

    YanıtlaSil
  3. teşekkür ederim ama kararlarım düşüncelerim ortada :D

    YanıtlaSil